Osman Erden Söyleşisi: Nazi Almanyası’nın Sosyal Kültür ve Çevre Politikaları – Söyleşi Notları

11 Nisan 2015 Cumartesi günü, Yeşil Düşünce Derneği'nde gerçekleşmiş olan söyleşide, Osman Erden, Nazi Almanya'sındaki ekolojik hareketleri, tarihsel dönem içerisinde ele almıştır. Cumhuriyet dönemi Almanya'sından, Hitler'in iktidara gelişine kadar geçen zamanda sanayinin, yargı mekanizmasının ve sermayenin yaşadığı değişim üzerinde durulmuştur. Söyleşi notlarından başlıklar şu şekildedir; Adolf Hitler 1933'te Alman Şansolyesi olduktan sonra, kendi ideolojisini ayakta tutabilmek için ordu, yargı ve sermaye alanlarında değişikliklere gitmiştir. Weimar Cumhuriyeti Hitler'in arzuladığı değişimi gerçekleştirememiştir. Adolf Hitler, orduda bir subayken, İşçi Partisi olan bir demir yolu işçisinin iknası sayesinde partiye katılır. Weimar Cumhuriyeti döneminde yargı cumhuriyeti benimsememiştir ve solculara yüksek cezalar vermektedir. Hitler, Kavgam kitabını hapiste yazar. Hitler, iktidara geldikten sonra, yasamanın yürütme üzerindeki etkisini, sendikaları ve grevleri yasaklar. Yeni Almanya Sovyet ideolojisi yöntemiyle şekilenmeye başlar. 1934 -  Uzun Bıçaklar Gecesi 85 sosyalist görüşlü kişinin öldürülmesinin ardından, sermayedarlar, Hitler'e güvenmeye başlarlar. Kamu fonları, Hitler tarafından sanayiye yatırılmaya başlar. Hitler iktidara geldikten sonra değişir. Hristiyanlığı reddeder. Bunun yanı sıra, Nazi Almanyası'nın sanat ve çevre politikaları da vardır. Biyolog olan Walter Schönichen 'in görüş ve çalışmaları bu dönemde etkili olmuştur. Almanya'nın siyasi sınırları içindeki çevrenin, fauna ve floranın korunması önem vermiştir. Ancak bu önem veriş, sadece Almanya sınırları dahilindedir. İmparatorlukta hayvan koruma yasaları çıkar, evcil ve vahşi hayvan ayrımı yapılmaz. Yahudiler, kurban kestikleri için bu yasalara uymaz ve aşağılanırlar. Avcılığa da sınırlandırmalar getirilir. 19. yüyzılda Fransız Akılcılığı'na karşı Alman Romantizmi vardır. Kültürü, insanın doğayı dönüştürmesi olarak ele alırsak, Fransız Akılcılığı insanın doğayı dönüştürmesini savunmaktadır. Alman Romantik düşüncesine göre ise insan doğanın bir parçasıdır. Nasyonalist Sosyalizm felsefesi de bu görüşü benimser. Alman resminde, manzara ve doğa resimlerinde insan figürleri küçüktür. Geniş perspektiften manzaralar resmedilirken, insan öğesi geri plandadır. Ancak Faşist Alman ideolojisi, her şeyin mükemmel görünümde olması gerektiği görüşü sebebiyle, modern resme karşıdır. Expresyonist ve dadaist sanat yaklaşımlarını yoz bulur. osman erden söyleşi posteri   Konu hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için

Comments are closed.